Bach Cafe Uygulaması Hakkında

Bach Cafe’yi 2019’da New York’tan Istanbul’a döner dönmez kurduk. Kültürel etkinliklere meraklı Istanbullular bizi kısa sürede keşfetti. Herkesin kendini evinde hissettiği bir ortamda çay, kahve ve kurabiyeler eşliğinde müzik, tiyatro ve felsefe etkinlikleri düzenledik. Mart 2020’de Korona salgını sebebiyle kapılarımızı kapamak zorunda kaldık. Özellikle New York’taki seyircimize de ulaşma arzusuyla kafamızda olan dijital bir platform yaratma fikrimizi bu salgın döneminde hayata geçirdik. Artık eserlerimiz, düşüncelerimiz ve kıymetli sanatçı dostlarımızın işlerinden özenle seçtiklerimiz burada;

Bach Cafe artık siz neredeysiniz orada!

Buradaki eserleri Spotify, Youtube gibi ana akım kanallarda bulamazsınız.

Bach Cafe Uygulamasını sanatçıların yaratılarından hakettikleri karşılığı alabilmeleri için, sanatçıyı ezmekten çekinmeyen devlere karşı durabilmek adına kurduk. Bu hareketimizi, Ferhan Şensoy hocamızdan alıntıyla, kahraman bakkal süpermarkete karşı diye görebilirsiniz, Don Kişot’luk olarak da… Biz Don Kişot eserini yaratarak bizleri yüzyıllardır düşündüren yazar Cervantes’i ilham alıyoruz. Bu girişimimizle sanatçı dostlarımıza hem destek hem de örnek olmayı isteriz.

Bach Cafe’mizde çok sayıda eser bulunmaz. Sizi nicelikle sersemletmek yerine nitelikli işleri size sunmak niyetindeyiz. Yeni müzik kayıtları, hikayeler, orijinal dizi ve filmlerimiz yolda. Bizler ürettikçe eserlerimizi sıcak sıcak buraya yerleştireceğiz.

Bach Cafe’miz abonelik ile çalışmıyor. Sizi birer kiracı olarak kendimize bağlamak niyetinde değiliz. Sayfalarda gezinip beğendiğiniz eseri satın alabilir, dilediğiniz zaman açıp dinleyip, izleyebilirsiniz.

Bach Cafe’de açılan bir hesap yalnızca üç cihazda kullanılabilir. Bu eserlerimizin haklarını korumak için aldığımız bir tedbirdir. Eserleri izinsiz kopyalamak, dağıtmak ve satmak suçtur. Bu yazıyı okuyan siz sanatseverlerin sanatçıların haklarına saygı göstereceğinden eminiz.

Bach Cafe’yi keyifle kullanmanızı dileriz. Kullanırken yaşadığınız problemleri bize email yoluyla iletebilirsiniz. Çok küçük bir ekibiz, elimizden gelen en kısa zamanda size yanıt veririz. Bach Cafe hoşunuza gittiyse lütfen ailenize, arkadaşlarınıza da bizden bahsedin. İçeriklerimizle hayatına renk katabileceğimiz herkese ulaşabilmek isteriz.

Alakanıza teşekkür ederiz.

Ege Maltepe – Emir Gamsız

Ege Maltepe – Emir Gamsız

Ege Maltepe’nin 14 yaşında Ferhan Şensoy’un Ortaoyuncular’ın Nöbetçi Tiyatro’sunda başlayan tiyatro serüveni, önce Bilkent Üniversitesi’nde sonra New York’ta devam etti. Fulbright bursuyla gittiği New York’ta Birdcage, Working Girl, The Graduate gibi filmleriyle tanınan Oscar ödüllü yönetmen Mike Nichols’ı n öğrencisi olarak çalıştı. New York’taki ilk yıllarında aktörlüğün yanı sıra doğaçlama, yazarlık, yönetmenlik ve prodüksiyon alanlarına  yöneldi. Sahnelediği ilk oyunu Variations After Joe’da doğaçlama, hareket ve klasik müziği bir araya getirerek ilgi çekti. New Actors Workshop’ta tanıştığı Spolin Doğaçlama Metodu’nu Türkiye’ye getirmek amacıyla 2009’da Spolin-ist’i kurdu. Spolin’in Amerikan tiyatro ve sinemasında çığır açan Improvisation For The Theater isimli kitabını Türkçe’ye çevirdi. Türkiye’de ve New York’ta verdiği eğitimlerle oyuncu, yazar ve eğitmenler yetiştirdi. Çocuk oyunlarından kaynağını alan bu metodun Türkiye’deki elçisi oldu. Bir yandan yazdığı ve yönettiği tiyatro oyunlarıyla dikkat çeken Maltepe, Emir Gamsız ile Drama in Beethoven, Talking to Schubert, Genius; Chopin gibi disiplinlerarası işler yarattı. İkili New York West Village’ın efsanevi kafesi Caffe Vivaldi’de rezidans sanatçıları olarak klasik müzik ve tiyatro üzerine işler yaptı. Caffe Vivaldi kısa sürede New York’un bir numaralı klasik müzik kafesi haline geldi. Chatty Pianist konserleri Caffe Vivaldi’nin ardından Lincoln Center’da devam etti.

Sahne işlerinin yanı sıra uzun metraj sinema filmleri çeken Maltepe ve Gamsız, 2018 yılında ülkelerine dönerek Bach Cafe’yi ve iki yıllık Spolin okulu Oyun Okulu’nu başlattı. 2019-20 sezonunda İş  Sanat’ta yer alan Geveze Piyanist – Öykü Tiyatrosu; Fırtına projeleri Korona salgını nedeniyle performanslara ara vermiştir. Maltepe şu sıralar Spolin-ist Oyun Okulu’nda direktör ve eğitmenlik yapmakta ve beş ayrı bağımsız film projesinde yazar, oyuncu ve yapımcı olarak çalışmaktadır: Çehov New York’ta (Kısa film), Transformism (Uzun metraj), Greatest Classic (Uzun metraj), Kafa Sesleri (Dizi-Film), Geveze Piyanist (Çizgi film).

 

Emir Gamsız dünyada eşi benzeri görülmemiş bir şekilde 20 yaşında piyanoya başlayıp, virtüoz seviyesine ulaşmıştır. 20 yaşına kadar başta Beşiktaş olmak üzere, Türkiye Basketbol Liglerinde birçok takımda oyun kurucu olarak görev alan Gamsız’ı n spordan müziğe geçiş hikayesi, müziğe geç başlayan birçok genç müzisyen adayına ilham kaynağı olmaktadır.

Konser kariyerinin yanısıra müziği başka sanat dallarıyla birleştirerek yaptığı projelerle klasik müziğin Türkiye’de ve dünyada daha çok insana ulaşması için çaba göstermektedir. Gamsız 2001’den itibaren “Notada Yazmayanlar” isimli radyo programı, dergi ve gazete yazıları, müzikli sohbet ve konserleri ile klasik müziği Türkiye’nin dört bir yanına taşıdı. Gamsız, 2009-2013 yılları arasında İş Sanat’ta “Çocuklar İçin Notada Yazmayanlar” gösteri ile klasik müziği binlerce aileye ulaştırdı. Profesyonel konser kariyeri, Türkiye, Amerika, Almanya, Fransa, İtalya ve Romanya’da verdiği konserlerle sürdüren Gamsız, Natalie Clein, Chen Halevi, Marina Chiche, Ittai Shapira ve Belcea Quartet gibi tanınmış müzisyenler ve gruplar tarafından oda müziği konserleri için davetler almaktadır. İstanbul Trio, New Yorker Trio ve New Yorker Ensemble gruplarının kurucusudur.

New York’ta yaşadığı 11 yıl boyunca  tiyatro sanatçısı eşi Ege Maltepe ile disiplinlerarası projeler üretti. West Village’ı  n efsanevi müzik kafesi Caffe Vivaldi’de üç yıl boyunca rezidans sanatçısı olarak konserler verdi, çeşitli projelerin küratörlüğünü üstlendi. Gamsız ve Maltepe’nin beraber yarattığı teatral konserleri arasında Drama in Beethoven, Genius Chopin, Talking to Schubert isimli eserler vardır. İkili, 2016’da Caffe Vivaldi’de Woody Allen ile tanışmalarından sonra sinema filmleri çekmeye başladı. Beraber yazıp, yapımcılığını üstlendikleri filmler “Transformism”, “Greatest Classic”, “Chekhov in New York”tur. Gamsız’ı  n klasik müzik eserlerinden yarattığı senaryolar üzerine çektiği “Notalardan Sahneler” filmlerinin yapımı devam etmektedir. Caffe Vivaldi’deki konserlerinden bu yana Geveze Piyanist (Chatty Pianist) lakabıyla yarattığı konsept konserlerle her yaştan dinleyiciye klasik müziği sevdiren Gamsız, en son New York Lincoln Center’da verdiği bir seri Geveze Piyanist konseri ile New Yorklu müzik severlerden büyük ilgi topladı. Geveze Piyanist salon konserleri Manhattan Soiree Concerts adıyla devam etti. Birkaç yıl piyano dersleri verdiği The City College of New York’ta tanıştığı Pulitzer ödüllü besteci David Del Tredici’nin yönlendirmesi ve desteğiyle, Cahit Sıtkı Tarancı şiirleri üzerine bestelediği şarkılar ile solo piyano, oda müziği ve piyano ve orkestra için yazdığı eserleri Alla Turca ile Devr-i Alem isimli albümünde topladı.

Gamsız 2018 yazında Türkiye’ye dönerek Ege Maltepe ile birlikte Kültür Yapım organizasyonunu kurdu. Geveze Piyanist konserleri ile Bach Cafe ismini verdikleri mekanlarında ve İş Sanat’ta her yaştan müzikseverle buluştu. Gamsız klasik müziğin huzur veren, zihin açan ve toplumu iyileştiren gücünü paylaşmaya devam etmektedir. Her ay Milliyet gazetesinde çıkan yazılarında müzik ve kültür üzerine düşüncelerini paylaşmaktadır.