»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»

Felsefe Taşı

Yazar: Ahmet Haşim (1887-1933)

»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»


Gazetecilik, ticaret şekline dönüştükten soma, kendisine “müşteri” ismi verilmesi daha doğru olan okuyucunun hoşuna gitmek gayretiyle gazeteler giderek sütunlarından “fikrin bütün şekillerini süpürüp attı. Tembelleşen güzel bir vücudu nasıl her taraftan yağ tabakaları kaplarsa, gazeteler de bir taraftan yiyecek ve içecek ilaçları, diğer taraftan metni uzaklaştıran resimlerin istilası altında kaldı. Dünya basınına göz atılınca hükmedilir ki zamanımızda mide ve bağırsak, beyinden çok daha şerefli birer organ derecesini bulmuştur. Hatta iri göbekli insanların etrafımızda çoğaldığına bakılırsa, birçoklarının şimdi, beyinlerini kemik kutusundan çıkarıp karınlarında taşıdıklarına hükmetmek lazım geliyor. Zihin, onurundan bu kadar kaybettikten sonra hayati faaliyette insanın filden, karıncadan, leylek veya zürafadan hiçbir farkı kalmıyor. Rabbim! Her zevki tatmin edecek ve ismi yine “sanat ve edebiyat” olacak felsefe taşını nasıl bulmalı?

»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»


»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»